Ben hiç yurt dışına çıkmadım. Ama sadece okuduğum kaynaklardan ve öğrendiklerimden söyleyebilirim ki, insana değer vermek bakımından Dünyanın çoğu ülkesinden geriyiz. "Değer vermek" dediğim şey tabi ki kişiden kişiye değişir. Ama biraz aklı başında olan bir kişi gerçekleri görebilir. Biz toplumca kalıplara çok takılıyoruz. İşimize gelince hepimiz "Alevi, Sünni, Türk, Kürt ayırmadan hepimiz kardeşiz!" ezberini söylüyoruz. Ama günlük hayatta bunu yapıyor muyuz, bence hayır. Ben bir tek etnik kökenlerden bahsetmiyorum. O iyi, bu kötü, şu engelli, bu fakir... Daha neleri. Ya neden ya? Ben buna 2 yıldır ciddi ciddi kafa yoruyorum ama mantıklı bir açıklamasını bulamadım. Lütfen biliyorsanız söyleyin.
Geçenlerde başımdan bir olay geçti. Onu anlatmak istiyorum. Benim vücudumda belli sorunlar ve bazı hareketlerimi engelliyor. Bunu söyleyince insanlar şaşırıyor onu da anlamış değilim. Okumuş dediğim, belirli kısıtlamaları olan insanlar için çalışan bir öğretmen ile beraber bir toplantıdaydım. Konu açıldı ve arkadaşlarımdan biri "engelli" kelimesini kullandı. Bence gayet normal. Ülkede bu kelime yerleşmişken artık normal karşıladım. Bence gayet gereksiz olmasına rağmen hem de. Ama o öğretmen dediğim kişi şunu dedi:- "Engelli kelimesi çok kötü değil mi ya! Bence başka bir kelime kullanmalıyız." Biraz düşündükten sonra "Bence 'istisnai' kelimesi uygun!" dedi.
Ben buna çok sinir oldum ama çok yansıtmamaya çalıştım. Arkadaş neden bir kalıp bulmaya çalışıyoruz ki? O da insan sen de insansın. Olay bitmiştir. Neden ötekileştirmeye çalışıyoruz ki? Ben bu konuda biraz hassasım belki abartıyorum ama gerçekten kırıcı. Başka bir durum için de geçerli bu. Neden bir kalıplaştırma çabası? Türk toplumu olarak konuşmayı çok severiz. Peki o zaman normal bir dille rahat rahat açıklamak varken neden insanları tek bir kelimeyle sınırlamaya çalışıyoruz? Bugünden itibaren hayatınızda gözlemleyin bence. Bakalım siz de yapıyor musunuz?
Ben bunu bugün yazıyorum ama sanmayın ki bunu ben de yapmadım. Henüz iki yıl öncesine kadar bizzat ben de bu kalıplara takılıyordum. Bir Müslüman olarak bir Ateistle tanıştığımda, o kişinin kötü bir insan olduğunu düşünmekten alamamıştım kendimi. Ama ne büyük yanlışmış! İnsanın dili, dini, kökeni değilmiş önemli olan. Saygı ve sevgi denen şey her şeye yetiyormuş. Şu an o kişi benim en yakın dostum. Kendisine herkesten çok güvenirim. Anladım ki kalıp denen şey sadece kafamızda! Hayatta öyle bir şey yok.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder