“… ‘Düşünün bir kere…
o bile ona öyle bakarsa başkaları ne yapmaz?’ diyordum kendi kendime. Bütün
benliğimle isyan ediyordum bu durumuna. Henüz kurtulamadığım çocuksu bencillik,
bende hırslı bir kıskançlığa dönüşmüştü. Çocuklar yakınlarını yabancılardan hep
kıskanırlar zaten. Şimdi Danyar’a duyduğum acıma hissinin yerini düşmanlık
almıştı. Onunla alay edilmesinden haince zevk almaya başlamıştım.”
Her fırsatta Toprak Ana kitabını okuduktan sonra Cengiz
Aytmatov’a çok ayrı bir sevgi beslediğimi söylüyorum. Okuduğum kitaplar içinde
duygu yoğunluğu en fazla olan kitaptı. Savaş ve sevgi temasını en güzel biçimde
işleyen yazar olduğunu düşünüyorum Cengiz Aytmatov’un. Bu düşüncem yazarın
diğer kitaplarını okuma hissi uyandırdı bende.
Okudukça da düşüncemin ne kadar doğru olduğunun bir kez daha farkına
vardım. Cemile kitabı savaş dönemindeki aşkı mükemmel bir dille bize aktarıyor.
Bu kitaplarda yazar hayatından esinlenmiş bence. Çünkü bu denli gerçekçi ve
duygulu olması fazlasıyla önemli. Toprak Ana kadar olmasa da bu eser de güzel
bence. Okumalısınız mutlaka. Kısa olduğundan rahatlıkla bitirebilirsiniz. Sade
dil ve doğallık okurken büyük bir keyif almanızı sağlıyor.
Cemile henüz dört aydır evliyken kocası Sadık’ı cepheye
yollamak zorunda kalan genç bir kızdır. Erkek gibi çalışan ve çocukça
hislerinden henüz kurtulamamıştır. Tüm gençler gibi o da her gün kolhozda
çalışmaktadır. Köye bir gün Danyar isimli bir asker gelmiştir. Ancak Danyar çok
içine kapanık olup kimseyle konuşmak istememektedir. Tek yaptığı var gücüyle
çalışmaktır. Danyar ile Cemile birbirlerine aşık olduklarında ne yapacaklarını
bilmiyorlardı. Danyar aşkını türkülere vurmuştu. Peki, Danyar ile Cemile
kavuşacaklar mı? Ya Sadık ne olacak? Danyar Cemile’ye türkülerini bir ömür
söyleyebilecek mi?
" Tablomun kusursuz bir
sanat eseri olmayışı umurumda değil. İnsan bir çırpıda büyük insan olamaz. Ama
o benim için eşsiz bir değer taşıyor, onu çok, çok severim. O benim ilk
bilinçli yaratma heyecanımdır. "
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder