“Bir insanın kaderi,
dağdaki patika gibidir: Bazen çıkar, bazen iner, bazen de dibi görünmeyen bir
uçurumun başına gelip durur. İnsan tek başına böyle bir yolda ilerleyemez, ama
birleşenler, birbirine omuz verenler her engeli aşarlar. Bizim alt-üst olan
hayatımız için de aynı şeyi söyleyebiliriz.”
İyi dileklerinizi
çantanızdan çıkartan bir kitap Toprak Ana. Dünyadaki tüm kötülüklerin
karşısında kalbini bize açmış bekleyen toprak ana, bir ananın yürek
yıkıntılarını dinlerken adeta hayat dersi veriyor biz insanlara. Tembelliğinizi
sorgularken, toprağa ne kadar da kötü davrandığımız çıkıyor su yüzeyine.
Savaşı, verdiği acıları, oluşturduğu derin yaraları hissediyorsunuz
vicdanınızda. Her şeyin başından birlik olmakla gelirsiniz, parayla değil.
Sevgiyi hissetmek için kan bağına gerek yok, o koca yüreklerimizde hep var
zaten. Aşk hep var, saygı hep var, inanç hep var…
Baş karakterimiz Tolganay Ananın hüzün, acı ve sevgi dolu
hayatı… Henüz daha genç bir kızken,
tarlada sevip, ömürlük hayaller kurduğu Suvankul ile hayatını birleştirir.
Artık Suvankul’un boz turgayıdır Tolganay. Kurdukları hayaller gerçekleşmekte
gecikmemiş, üç oğulları olmuştur; Kasım, Maysalbek ve Caynak. Birbirlerine ve
çocuklarına olan sevgileri, topraklarına olan aşkları onlar için en büyük
mutluluktu. Hatta gün gelip Kasım’ı evlendirdiklerinde, hayatta onlardan mesudu
yoktu sanki. Tolganay’ın gelini Aliman, kendisi gibi yüreği de güzel bir kızdı.
Kasım’ı da kendinden çok seviyordu. Ama kara haber gelmişti; savaş başlamıştı. Köydeki
erkekler sırayla askere gidiyor, geride kalan kadınlar da elbirliğiyle
cepheye hasat yetiştirmeye çabalıyordu. Oğullarının ardından Suvankul’un da
askere alınması, Tolganay Ananın üzerine yük ve acı bindirmişti. Artık o
kolhozunun reisi, gelininin tek avutucusuydu. Peki ne olacaktı? Evin erkekleri
sağ salim dönebilecek miydi? Aliman tüm bunlara göğüs gerebilecek miydi?
“ İşte o anda anladım
ki, bir ananın mutluluğu, milletin mutluluğundan doğuyor, aynı kökten olan
ağacın dalları gibi bir kökten geliyor. Kaderi de onun kaderiyle bir oluyor. Çektiğim
bütün acılara, hayatın bana indirdiği korkunç darbelere rağmen bugün de bu
düşüncedeyim. Ne olursa olsun, milletim yaşıyor, ben de yaşıyorum.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder