Sayfalar

30 Temmuz 2016 Cumartesi

Dünyaya İyilik Yap!

 Hayatımızın otomatikleştiği, her şeyin sanal ortamda yapıldığı bir çağdayız. Bütün işlemlerimizi bilgisayarlarımızdan, telefonlarımızdan ve tabletlerimizden yapıyoruz. Ama bir şeyi unutuyoruz; dünya elimizden gidiyor!

 Tüm yaşamımızın dijitalleşmesi aslında biz insanlar için en büyük kolaylık. Reklamlarda dedikleri gibi her şeyi bir tıkla satın alabiliyoruz. Para yollayabiliyor, dünyanın bir ucundan haber alabiliyoruz. Nesnelerin interneti (IOT) ile beraber giyilebilir teknolojiler üretiliyor artık. Bu ucu bucağı görünmeyen gelişmelere kendimizi kaptırıp, kendimiz için ne büyük yanlışlar yaptığımızı fark etmiyoruz. Tembelleşiyoruz ve ellerimizdeki küçük makinelere bağımlı ediyoruz kendimizi. Tabi bu herkes için geçerli olmayabilir ama özellikle Y kuşağı olan bizler hayatımızı teknolojik gelişmelere göre yaşıyoruz. Belki bu bizim neslimiz için çözülmesi mümkün bir sorun ama bu sorunun Z nesli ve gelecek nesiller için çok büyük problemler doğuracağına inanıyorum. Belki de doğa denen şey onlar için sadece bir kavramdan ibaret olacak. Çünkü tüm inovatif hareketler, küçük ya da büyük doğaya zarar veriyor. Bu çok acı bir durum. Çözülebilir mi? Bunun cevabını ben veremem ancak görünen şu ki, insanlar bu konuda hatalar yaptığının farkında ama çözmek için bir yol aramıyorlar. Belki yumurta kapıya dayanınca bir yolunu bulurlar!

 Son 10 yılda herkesin ağzında olan “globalleşen dünya” çok doğru bir kavram aslında. Belki “birleşen dünya” da diyebiliriz. Artık uzaklar yakın, zorlar kolay insanoğlu için. Asıl sorun şu ki, tüm bunlar yapılırken, aynı zamanda “küresel sorun” kavramının da ortaya çıktığını umursamıyoruz. Herkes “küresel ısınma” denen şeyi duymuştur. Peki bunu çözmek için biz ne yapıyoruz? Dünyanın sürdürülebilirliği için hiçbir şey yapma niyetinde değiliz. Doğayı katlederken geleceğimizi, çocuklarımızı ve diğer canlıları düşünmüyoruz. Hâlbuki çok kolay! Biraz empati, biraz araştırma ve biraz da dikkatle bunların çözümünü kendiniz de bulabilirsiniz. En basitinden örnek vermek gerekirse, atıklarımızı azaltıp, çöplerimizi geri dönüşüme uygun şekilde ayırabiliriz. Eski kıyafet, eşya vb. gibi şeylerimizi atmak yerine, anne babalarımın eskiden yaptığı gibi onararak onları kullanılabilir hale getirebiliriz. Bu bir banellik değil, dünya için iyiliktir. Tüketim çılgınlığı yerine onarım çılgınlığı olsa mesela? Hem paramız hem anılarımız hem de dünyamız cebimizde kalır.

 Dizilerde ve filmlerde mutlaka duymuşsunuzdur: “Böyle bir dünyaya çocuk getirmek ne kadar doğru?” mottosu dillere pelesenk oldu bence artık. Savaşlara, kavgalara, sevgisizliğe hep karşıyız diyoruz ama bu yaptıklarımızın da bunca kötülükten farkı yok. Umarım gelecekte gerçekten de yaşanamayacak bir yer haline getirmeyiz dünyayı. Bu noktada en büyük görev de bizlere düşüyor. “Ağaç yaşken eğilir” mantığıyla hareket edip çocuklarımızı bu güdüyle büyütmeliyiz. İşte bunu başarabildiğimiz zaman, evren mucizesine en büyük teşekkürümüzü vermiş olacağız!

Eğer dünya ve gelecek için, geleceğimiz için, küçük bir iyilik yaparsanız çocuklarımız daha mutlu olacak. Bunu düşünerek hareket etmeniz en büyük motivasyonunuz olsun. Sevgiyle kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder