Hayatımızın otomatikleştiği, her şeyin sanal ortamda
yapıldığı bir çağdayız. Bütün işlemlerimizi bilgisayarlarımızdan,
telefonlarımızdan ve tabletlerimizden yapıyoruz. Ama bir şeyi unutuyoruz; dünya
elimizden gidiyor!
Tüm yaşamımızın dijitalleşmesi aslında biz insanlar için en
büyük kolaylık. Reklamlarda dedikleri gibi her şeyi bir tıkla satın
alabiliyoruz. Para yollayabiliyor, dünyanın bir ucundan haber alabiliyoruz.
Nesnelerin interneti (IOT) ile beraber giyilebilir teknolojiler üretiliyor
artık. Bu ucu bucağı görünmeyen gelişmelere kendimizi kaptırıp, kendimiz için
ne büyük yanlışlar yaptığımızı fark etmiyoruz. Tembelleşiyoruz ve ellerimizdeki
küçük makinelere bağımlı ediyoruz kendimizi. Tabi bu herkes için geçerli
olmayabilir ama özellikle Y kuşağı olan bizler hayatımızı teknolojik gelişmelere
göre yaşıyoruz. Belki bu bizim neslimiz için çözülmesi mümkün bir sorun ama bu
sorunun Z nesli ve gelecek nesiller için çok büyük problemler doğuracağına
inanıyorum. Belki de doğa denen şey onlar için sadece bir kavramdan ibaret
olacak. Çünkü tüm inovatif hareketler, küçük ya da büyük doğaya zarar veriyor.
Bu çok acı bir durum. Çözülebilir mi? Bunun cevabını ben veremem ancak görünen
şu ki, insanlar bu konuda hatalar yaptığının farkında ama çözmek için bir yol
aramıyorlar. Belki yumurta kapıya dayanınca bir yolunu bulurlar!
Son 10 yılda herkesin ağzında olan “globalleşen dünya” çok
doğru bir kavram aslında. Belki “birleşen dünya” da diyebiliriz. Artık uzaklar
yakın, zorlar kolay insanoğlu için. Asıl sorun şu ki, tüm bunlar yapılırken,
aynı zamanda “küresel sorun” kavramının da ortaya çıktığını umursamıyoruz.
Herkes “küresel ısınma” denen şeyi duymuştur. Peki bunu çözmek için biz ne
yapıyoruz? Dünyanın sürdürülebilirliği için hiçbir şey yapma niyetinde değiliz.
Doğayı katlederken geleceğimizi, çocuklarımızı ve diğer canlıları düşünmüyoruz.
Hâlbuki çok kolay! Biraz empati, biraz araştırma ve biraz da dikkatle bunların
çözümünü kendiniz de bulabilirsiniz. En basitinden örnek vermek gerekirse, atıklarımızı
azaltıp, çöplerimizi geri dönüşüme uygun şekilde ayırabiliriz. Eski kıyafet,
eşya vb. gibi şeylerimizi atmak yerine, anne babalarımın eskiden yaptığı gibi
onararak onları kullanılabilir hale getirebiliriz. Bu bir banellik değil, dünya
için iyiliktir. Tüketim çılgınlığı yerine onarım çılgınlığı olsa mesela? Hem
paramız hem anılarımız hem de dünyamız cebimizde kalır.
Eğer dünya ve gelecek için, geleceğimiz için, küçük bir
iyilik yaparsanız çocuklarımız daha mutlu olacak. Bunu düşünerek hareket
etmeniz en büyük motivasyonunuz olsun. Sevgiyle kalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder